5 Ocak 2011 Çarşamba

mutlu ölüm..


ne kadar yanlızlaşırsa insan,
o kadar kendine yaklaşır.
benliğinin soluğunu hissetmeye başladıgı zaman
ensesinde
korkar.
içgüdüsel bir döngüdür aslında yaşanan
evrimsel bir sürecin sonuç korkularını yaşarız aslında.
yalnızlık korkuyu tetikler,
korku da aslında ölümdür.
modern çağa yanlız ölüm olarak tekabul eder.
korktuğumuz her şeyi kutsama eğilimide
evrimsel sonuctur.
üstesinden gelemediğimizi ululaştırmak,
üstesinden gelemdeğimiz güçtür.
başademediğimiz güç.
bundandır belki de güçlünun yanında olabilme eğilimimiz
sığınma eğilimimiz bundandır
yaslanabime güçe
kolu kanadı altına girme çabamız
kadının bu konuda daha belirgindir eğilimi erkeğe göre
kadının yaşamasının tek geçerli yolu
doğurganlığı ve yegane ikinci cins olmasıdır
( evrimsel sonuç olarak)
kadının yalnızlaşması daha korkutucudur bundan
hem çoğalma isteği tetikler korkuyu
hemde yaşama
bu güne ise aç kalmadan yaşayabilme
veya belli bir standarta yaşam kalitesi olarak düşer
bu keskinlikte yaşanmasada günümüzde
ana mesneti buna yakındır paradigma olarak..

modernizmin karaktersiz çoğulculuğu ne kadar çoğalırsa o kadar yalnızlasmadır aslında
kentlerde kalabalıklar arttıkça sosyalleşme,
külturel olarak birbiri içinde erime azalmıştır.

bundardır ki
beyninde çoğalmalı insan
kısır değil bu
yaslanmalı kendi benliğine
gücünü kendiden almalıdır.
kalabalıklar içinde erimektense
mutlu ölüm
yalnızlıktır.

HÜSEYİN ÇAKICI