3 Mart 2009 Salı

KURAK, BETON, BASKA BİR ŞEHİR.


Çocukken, korkusuzca ardına asıldığımız arabalar.
Nerelere getirdi bizi.
Kurak, beton, başka bir şehir.
Şoför görmesin diye ne kadar saklanmıştık oysa.
Nasıl dönülür geri.
Gelir mi başka biri çocukluğumuzun şehrine giden.
Babam yokluğumu fark etmeden.
Sokaklarda ismim yankılanmadan.
Kayıp ilanlarım duvarlara asılmadan.
Yürüyerek döndüm sabah aksam.
Çok uzun surdu, tam yirmi beş sene.
Yoruldum, korktum, büyüdüm.
İsmimin yankısı çoktan sır olmuş.
Kayıp ilanlarım reklam afisleri altında.
Evimiz yok yerinde, beton büyümüş.
Top oynadığımız düzlükler sokaklar,
meyve çaldığımız bahçeler.
Babam nerde annem nerde.
Yakama iliştirilen iki fotoğrafta buluyorum onları.
İyi bilirdik diye bitiyor, kâbus bir süreliğine.
Arabanın beni kaçırdığı yere gidiyorum.
Kardeşimi düşünürken,
yanımdan hızla gecen arabanın arkasına sarkmış bir şekilde buluyorum onu hızla uzaklaşıyor.
Geri gitmek istiyorum, tam yirmi beş sene.
Kurak, beton, başka bir şehir, engelliyor beni.
hüseyin çakıcı(2008)