
Tozlu olsa da tanıyor insan kendini resmederken. Gidişinin, hafızama gelen son görüntüleri var önümde. Dönemeçler öyle sezdirmeden oldu ki. Her manevramda, başladığım yerde buldum kendimi. Neye cesaret ettiysem, korkularımdan dolayı ettim hayatta. Görünüşüme bakma, içim çürüdü. Cihan harbi sonrası karmaşıklığı sardı her yanımı. İçinde buldum, çürümüş bedenlerin kendimi. Şimdi inandırabilir miyim onca zamandan sonra. Hangi sebep paklar beni. Tertemize özlemim belki. Sakalım uzadı, çatallaştı, kırıldı. Gençliğimden hiç eser kalmadı. Aşındırıyor yasamak. Rüzgâr. Her an bir parçamız kalıyor ardımızda. Büyük kopuşlarım da olmasa anımsamayacağım bile. Yağmurdan kaçmadım hiç. İliklerime kadar uzak tekrarlar. Bütün su birikintilerine girdim. Bazen derin. Koca denizde bile yürüdüm üstüne. Yüzmek imkansızdı. Ne zaman boyumu aşar diye bile düşünmedim kendimi, sorumsuzca.
Dilsiz sükûnet cenderelerinde çırpınıyorum. Sağır oldum, görmez oldum dünyayı. Rüyalarım da olmasa, unutacağım yüzümü. Göğüs kafesimin hareketleri bazen, içtiğim tütünün dumanı. Varlığımın ağırlığını hissettiriyor.
hüseyin çakıcı(2008)
