23 Şubat 2009 Pazartesi

KIRSAL HİKAYELER 2


Dumanını kristalleşmiş şekilde çekiyorum içime.

İzmarit neredeyse dudaklarımla bütünleşecek.

Kıtırkıtır kırılıveriyor nefesim.

Buharım bıyıklarımdan aka dursun, nefesim pak.

Tertemiz beyaza ayak basıyorum.

Balıklar altından beni izlerken,

korkusuzca yürüyorum buzda.

Kaymak bir yana, düşmek diğer yana, ben bir yana.

Üşümek bir yana, donmak diğer yana, ben bir yana.

Susuzluğum artıyor bu halimle.

Uykusuzluğum.

Her adımım bir gürültüyle yıkılıyor.

Çağırıyor aç hayvanları eteklerime.

Ardıma bakmak gereksiz.

Dehşetini görmek ölümün gereksiz.

Acısını duymak.

Gereksizlerim beni uyurgezer hallerimin yakınına fırlatıyor.

Yürüdükçe yürüyesim bundan.

Korkularım uykunun yakınlarında dolasın istiyorum.

Ansızın gelsin bastırsın istiyorum.

Ritmi adımlarımın, yankılanıyor.

Çam ağaçlarından dökülüyor kartopları.

Ziyafetin çağrıcısı bütün beyaz.

Bekleyiş, kaçış arasında yağıyor zaman lapa lapa.

Rüzgâr yelkovan misali tıktıklarıyla geliyor.

Hatırlatıyor zamanın sonunu öfkesiyle.

Son cigaramı içesim var uykumun altına.

Bitişin yakınına.

Ölümün sonuna.

Son tepeyi aşasım var umudumun ardına.

Ufkumun önüne.

Çabamın sonuna.

Son defa ardına bekasım var.

Gelenlerin uzağına.

Korkunun üstüne.

Kaçısın sonuna.

huseyın çakıcı(2008)